|
Baydarlı Kasabası |
|
İlçe merkezinin kuzeydoğusunda, ilçeye 33 km. mesafede yer alan Baydarlı'da 1.6.1980 yılında Belediye teşkilatı kuruldu. 324 hane vardır. Ancak bu nüfusun büyük bir bölümü İstanbul’da yaşamaktadır. Deniz seviyesinden 1350 metre yükseklikte bulunan Baydarlı, hem kuruluş yeri itibariyle, hem doğasıyla, hem de suyu ve havasıyla Reşadiye’nin en güzel köşelerinden birisidir. Baydarlılılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nin "Güzellikler Beldesi Baydarlı” adlı inceleme ve tanıtım dergisinde Baydarlı tarihi şöyle anlatılmaktadır: “ Baydarlı’ya ilk olarak ve kimlerin geldiği, buraya o zamanlarda ne isim verildiği belli değildir. Baydarlı’nın şu andaki halkını oluşturan kabilelerin, yaklaşık 1750-1780 yılları civarında buraya yerleştiği anlaşılmaktadır. Ancak köyde bulunan Medrese Camii’nin kitabesinden de anlaşıldığı üzere, burada daha önce de bir yerleşim yeri vardır. Çünkü, buradan yetişip, İstanbul’a götürülen bir Kızlarağası tarafından yaptırılan Camiideki kitabede, caminin yapılış tarihi olarak Rumi 1110 (Miladi 1694) yazılmaktadır. O tarihlerde burada yaşayanların soyundan Baydarlı’da şu anda yaşayan olup olmadığı bilinmemektedir. Çünkü, bugünkü Baydarlı’nın temeli, Kızılcaören Köyünden Prof. Dr. Ali Rıza Atasoy’un kitabından edinilen bilgilere göre göre-1750-1780 tarihleri arasında Baydarlı’ya gelip yerleşmiş değişik kabilelerin bir araya gelmesinden teşekkül etmiştir. Bu kabilelerin başlıcaları; Bekaroğulları, Torunoğulları, Hasanoğulları, Kürthaliloğulları, Bölükbaşıoğulları, Demircioğulları, Baysallar, Çağmanlar, Rızmanoğulları, Polatlardır. Caminin çevresinde aynı zamanda medrese binaları da yapıldığı bilinmektedir. Bu medresede 1829 doğumlu, Baydarlı Köyünden Demircioğullarından Mehmet Efendi’nin oğlu Müderris Ahmet Efendi birçok talebe yetiştirmiştir. Ne yazık ki, bu medrese binaları günümüze kadar ulaşamamış ve şu anda medrese yerinde bir mezarlık bulunmaktadır. Camii ise eski haliyle sadece minaresi muhafaza edilerek, köylüler tarafından yeniden inşa edilmiştir. Baydarlılılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nin “ Güzellikler Beldesi Baydarlılı adlı inceleme ve tanıtım dergisinde Baydarlı’nın adı ile ilgili iki söylenti şöyledir: “Baydarlı’da vaktiyle bir baytar varmış. Civar köylerden oraya gidenler, “ Nereye gidiyorsun” diye sorulduğunda, cevap verenler “ Baytarlı Köye “ derlermiş. Sonunda Köy “ Baytarlı Köy” diye anılagelmiş, bu ad daha sonra " Baydarlı "halini almıştır. Diğer söylenti ise şöyledir: “Köyün güneyinde Deve Çayırları adıyla bilinen bir çayırlık vardır. Vaktiyle ordular yaz mevsiminde, şark sevkıyatı zamanında buradan geçerken konaklamışlar, uzun müddet kalıp istirahat etmişler. İstirahat halindeki bazı develer serbest bırakılmışlar ve hangi deve hangi köye giderse o köye o devenin isminin verilmesi kararlaştırılmış, Baydarlı’nın bulunduğu yere gelen devenin ismi “ Bay Deve” olduğundan buranın adı Bay Deve olmuş, zamanla bu ad Baydarlı şeklini almıştır. Baydarlı’da Ekonomik Hayat: Baydarlı’nın ekonomik yapısını iki kısımda inceleyebiliriz: 1 Ekonomik hayat, 2. Gurbetteki Baydarlılılar'ın yaptıkları ekonomik yatırımlar. Kasabadaki ekonomik yapı, doğrudan doğruya tarım ve hayvancılığa dayanır. Ancak tarımın ekonomiye katkısı pek yok gibidir. Geniş bir araziye sahip Baydarlı’ da ekilebilen arazi miktarı kısıtlıdır. Yetiştirilen ürünler ise, buğday, arpa, fiğ, patates ve mercimektir. Baydarlının en önemli gelir kaynaklarından birisi hayvancılıktır. Arazi yapısı, iklim ve doğası özellikle küçük ve büyükbaş hayvan yetiştirilmesi açısından son derece önemlidir. Kasabanın bir diğer önemli ekonomik faaliyeti de halıcılıktır. Gurbetteki Baydarlılıları'n da kasaba ekonomisine çok önemli katkıları vardır. Özellikle kuyumculukla uğraşan Baydarlılıların hemen hepsi zengin kişilerdir. Baydarlı ekonomisinin sürekli canlı olmasındaki payları büyüktür. Kuyumculuğun dışında, kürkçülük, konfeksiyonculuk, inşaatçılık gibi sektörlerde de pay sahibi olan Baydarlılılar, kasabalarıyla ilişkilerini hiç bir zaman koparmamışlardır. Kasabanın Doğal Güzellikleri : Baydarlı’nın % 25’i ormanlarla kaplıdır. Özellikle yazın buraların güzelliğine doyamazsınız. Kasabanın kuzeyine düşen yaylaya giderken doğanın bütün görkemi ve bereketi sizi kucaklar. Bu özgür ve bakir ortam size bütün dertlerinizi unutturur. “Alan” ormanlarının nefis silüetini tamamlayan Kebap Pınarı’ndan bir su içmediyseniz pek şanslı sayılmazsınız doğrusu.....Ya, köyün hemen altındaki Ahlatlı Ovası.....Binbir renkteki çiçeğiyle, çeşit çeşit böceğiyle sizi bekliyor. Kasabanın en önemli tarihi eseri, bugün yalnızca minaresi ve kitabesi kalan Medrese Camiidir. Camii, 1694 tarihinde yapılmıştır. Aruzalanı mevkiinde yerli taşlara oyulmuş, mezar olduğu sanılan tekneler, Yaycılı mevkiindeki mağaralar, Kilisekıran mevkiinde kilise kalıntıları, Baydarlı’nın uzun geçmişinin yarınlara birer uzantısı gibidir. Baydarlı’da okuma yazma oranı % 85’dir. Ancak, çoğunluk ilkokul mezunudur. Bunun en önemli nedeni ise, özellikle İstanbul’daki Baydarlılar'ın yarattıkları iş imkanlarının okumayı ikinci plana itmesidir. İlkokul çıkışlı kişiler, hemen İstanbul’a götürülüp önce çırak, sonra usta olarak yetiştirilip, mal sahibi yapılmaktadır. Baydarlı, Jandarma Karakolu, 300 abonelik otomatik telefonu, şebekeli içme suyu, kanalizasyonu, ilköğretim okulu, öğretmen lojmanları, sağlık ocağı, belediye hizmet binası, fırını, lokantası, parkı, yolları.... her şeyden önemlisi, doğası, iklimi, suyu ve havasıyla kendi kabuğunu çoktan kırmış, “ Ben Anadolu’nun her yönüyle yaşanabilir bir beldesiyim” diyerek sizi kucaklamaya hazır, bekliyor.
|
|
|
|
Etiketler |
|
Baydarlı, Kasabası,
|
|
|
Yorumlar |
|





