|
Sarsikiranı |
|
|
SARSIKIRANI Seferberlikten önce 1904 yılında Muratkaya Köyünde yaşanmış bir olayın öyküsüdür. Bu köyde Hafız Ağa adında varlıklı ve konuksever birisi vardır. Tokat ve Sivas'tan İstanbul'a gitmek isteyenler Tozanlı üzerinden Ordu'ya geçerlerdi. Bu yol güzergahında bulunan Muratkaya Köyü'nde, Hafız Ağa'nın da evinde misafir olurlardı. Hafız Ağa'nın at sürüleri Sarsıkıranı'nda otlanırdı. Çoğu kez Ordu üzerinden İstanbul'a gitmek isteyenlerde Hafız Ağa'nın atlarından yararlanırlardı. Hafız Ağa'nın ünü her tarafa yayılmıştı. Tozanlı bölgesinden gelip giden yolcular Hafız Ağa'yı Gölcük'e davet ederler. Gölcük Köyü'nde Esma Gelin diye bir güzel vardır. Bakışmalar, konuşmalar derken Hafız Ağa ile Esma Gelin arasında büyük bir aşk başlar. Hafız Ağa sık sık Gölcük'e gidip gelmektedir. İki evli olan Hafız Ağa'nın bu gelip gitmelerinin altındaki nedeni sezinleyen köy halkı bunu pek hoş karşılamaz ve bu olay karşısında kimin söylediği bilinmeyen şu türküyü yakarlar: Sarsı Kıran'ında kır atım kişner, Beşli martin gibi nüfuzum işler, Benim Hafız Ağam Çardak'ta kışlar. Kaldır Kırat ayağını nallayım, Nallayımda yare karşı yollayım. Aman Kırat nazlı Kırat beni yare kavuştur. Küsülüyüm küsülüyüm beni yarle barıştır. Has gümüşten kestireyim nalını, Üç güzele dokutayım şalını, Yar yoluna döndüreyim yolunu Kaldır Kırat ayağını nallayım, Nallayımda yare karşı yollayım. Aman Kırat nazlı Kırat beni yare kavuştur. Küsülüyüm küsülüyüm beni yarle barıştır. Esma Gelin küpelerini sallıyor, Hafız Ağam domur domur terliyor, Kıratını da Sarsı kırında nallıyor. Kaldır Kırat ayağını nallayım, Nallayımda yare karşı yollayım. Aman Kırat nazlı Kırat beni yare kavuştur. Küsülüyüm küsülüyüm beni yarle barıştır. |
|
|
|
Etiketler |
|
Sarsikiranı,
|
|
|
Yorumlar |
|






