|
|
Reşadiyenin Ağız Özellikleri |
|
|
|
|
15-REŞADİYE`DE AĞIZ ÖZELLİKLERİ Reşadiye ağzı; tipik Orta Anadolu ağız özellikleri yanında yerel özellikler de taşımaktadır. Hatta Reşadiye ağzı kendi coğrafi sınırları içinde bile az çok farklılıklar göstermektedir. Öyle ki, bir kelimenin Tozanlı yöresinde kullanılış biçimi ile İskefsir yöresinde, ya da Vakıf yöresindeki kullanılış biçiminde dahi farklılıklar vardır. Bazen, birbirine çok yakın köylerde de bu tip farklılıkların varlığına tanık olabilirsiniz. Bunu birkaç örnekle açıklamaya çalışalım: Tozanlı yöresinde "güzel" kelimesi "gözel" biçiminde telaffuz edilirken, aynı kelime İskefsir yöresinde "guzel ya da gozel" biçiminde kullanılır. Aynı şekilde "amca" kelimesinin söylenişinde de dikkat çeken bir durum vardır. Aynı ortak kültürün uzantıları olan Çamlıkaya ve Kızılcaören köylerinde bu kelime, değişik bir biçimde söylenmektedir. Çamlıkaya Köyü'nde "amuca" şeklinde söylenen kelime, Kızılcaören Kasabası'nda "emice" biçiminde söylenmektedir. Bu arada hemen şunu belirtmekte yarar var: Taşlıca ve Eskituraça'ın birbirine çok benzeyen ağız özelliği olduğu gibi, Hebüllü'nün, Çakraz'ın, Cimitekke'nin hatta İbrahimşeyh'in ağız özellikleri de birbirine çok benzer. Birinci gruptaki köyler, kelimeleri hem vurgulayarak telaffuz ederler, hem de yumuşatırlar. Yine bu köylerde "v" sesi, özellikle kelime başlarında "f" sesine dönüşerek biraz daha incelir ve yumuşar. İkinci grup köyler birinci gruptakilerle aynı coğrafyayı paylaştıkları halde, söyleyiş özellikleri sırasında gözle görülür değişiklikler vardır. Bu değişikliği daha çok fiillerde kolaylıkla hissedebilirsiniz. Birinci gruptakilerin aksine, bu köylerde kelime yumuşamaz, vurgulanmaz. Buna karşın kalınlaşır, uzar ve esner. Bu değişimi bir örnekle açıklamaya çalışalım: Taşlıca ve Eskituraç'ta (bazan Bereketli'de) "geliyor" kelimesinin söylenişindeki ağız özellikleri şöyledir: Üç hece de vurgulanır."g","l", "r" sesleri mümkün olduğunca yumuşar. Ve yine bu sesler alabildiğince esner. İkinci grup köylerde ise, durum, epeyce farklıdır. Aynı kelime bu köylerde kalınlaşır, sertleşir, son hecedeki "r" sesi düşer; "o" sesi,"a" ya dönüşür; son hece esneyerek "geliya" biçimini alır. Hasanşeyh, Kavaklıdere ve Cimitekke gibi köylerde, kelimenin son heceleri uzar ve esner: Kız kelimesi, "gıı" "gıyy", "giyy" şeklinde söylenir. "Gidiyor musun" kelimesinin söylenişi ise, aynen şöyledir: "Gediyon mu?" Yolüstü ve Nebişeyh köylerinde "lan" kelimesi, "lo" biçimini alır; sertleşir ve kalınlaşır. Bir de kendine özgü köyler vardır ki, bunları ağız özellikleri ,yönünden Reşadiye'nin diğer köylerinden kolaylıkla ayırabilirsiniz: Örneğin; Demircili Köyünde Karadeniz (özellikle Çarşamba ve Terme) aksanı; Çilhane'de Karaçay; bazı köylerin Kürt vatandaşlarının oturduğu mahallelerinde "Doğu" aksanı; Yenituraç Köyü'nde de Rumeli aksanı daha belirgin bir şekildedir. Tüm bunların yanında, şunu da söyleyebiliriz: Bir dilin hem coğrafya, hem iklim, hem de sosyal temaslar sonucunda çeşitli değişikliklere uğradığı su götürmez bir gerçektir. İşte bu gerçeğin doğal bir sonucu olarak da Reşadiye ağzı, kendi coğrafyasından, sosyal aktivitesinden etkilenmiştir. Bugün Tozanlı yöresinde Sivas'ın ; Yağsıyan, Kuyucak gibi köylerde "Mesudiye" yöresinin ağız özelliklerini görebilirsiniz. Şimdi, Reşadiye'de ağız özelliklerini inceleyelim: BAZI KELİMELERİN KULLANILIŞ BİÇİMİ VE YÖRESEL ADLARI-Ne yapıyorsun? (Neydiyon, nediyon) -Nasılsın? (Nassın) -Gidiyor musun? (Gediyon mu) -Gelelim mi? (Gelek mi) -Gelir misin? (Gelü müsün) -Emi (Ey mi) -Emi (Bileyki) -Ama (Emme) -Amca (Amuca, emice) -Kahve (Gayfe) -Hükümet (Hökümet) -Şimdi (Şinci,şindik,şincik) -Hemen (Tez varıya, tez barıya) -Karanlık (Garanluh) -Yatsı (Yassu) -Ne kadar (Nağdar) -Çimdik (Cimcük, cümcük) -Çıplak (Cıbır) -Kasvet (Garamet) -Bahane (Mahana) -Kaide (Gayde) -Zahire (Zahra) -Tane (Dene) -İşte (Dey,daha) -Tekerlek (Tekir) -Tekme (Dekmük) BİZDE ÖYLE DERLER Gömleğe işlik, düğmeye ilik Civcive cücük, alkışa çiplik Yatağa yüklü, atkıya bürük Çürüğe kütük derlerdi bizim ellerde. Cekete seku, araziye yazu Anneye abu, bulgur döğme soku Bohçaya çıhı, elbiseye pırtı Bilgine dahi derlerdi bizim ellerde. Ayrana gatık, hindiye culuk Çocuğa uşah, uzağa ırah Tavana asturah, eve gonah Çiviye mıh derlerdi bizim ellerde. Tokat'a Tohat, bibere issot Yazmaya çit, çekirdeğe çiğit Paraya pangonot, işçiye ırgat Koşmaya seğirt derlerdi bizim ellerde Askere esger,tepsiye ilenger Aceleye şipir şipir, havluya peşgir Köşke sedir derlerdi bizim ellerde. Patlıcana baldırcan, ipe urgan Tabaha sahan, elektriğe ceylan Çatıya dam, arkadaşa gadam Pijamaya don derlerdi bizim ellerde. Okula mektep, öğretmene muallim Ekine sap, çamaşıra esbap Makarnaya erişte, halaya eme Mandaya kömüş derlerdi bizim ellerde. Ömer EŞİGÜL Not : Bu Bilgiler “Dünden Bugüne Reşadiye” adlı kitaptan alınmıştır.İzinsiz Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz | |
|
|
Etiketler |
|
Reşadiyenin, Ağız, Özellikleri,
|
|
|
|
Yorumlar |






